Yapay zeka teknolojilerinin çevresel etkileri, veri merkezlerinin enerji tüketimi ve bu merkezlerin su kaynakları üzerindeki baskısını gündeme getirdi. Başkent Üniversitesi Sürdürülebilir Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi (BÜÇEM) Müdürü Prof. Dr. Nazmiye Erdoğan, bu konudaki endişelerini dile getirerek, veri merkezlerinin yerel su kaynaklarını kullanma gerekliliği ve enerji tüketimindeki yüksek rakamların önemine dikkat çekti.
Yapay Zeka ve Su Tüketimi
Prof. Dr. Erdoğan, büyük dil modellerinin bulunduğu veri merkezlerinin su ihtiyaçlarını kırsal alanlardaki içme suyu ve yer altı kaynaklarından karşıladığına dikkat çekti. Yüksek enerji tüketiminin yanı sıra, su ihtiyacının karşılanması da büyük bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Yapılan araştırmalar, 2030 yılı itibarıyla yapay zeka veri merkezlerinin enerji tüketiminin 945 milyar kilovatsaate ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu veriler, yapay zeka uygulamalarının sürdürülebilirliği açısından önemli bir alarm niteliği taşımaktadır. Erdoğan, gelecekte bu teknolojilerin daha sürdürülebilir yollarla geliştirilmelerinin hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
Soğutma Sistemlerinin Ekolojik Etkileri
Büyük dil modellerinin eğitilmesi sırasında büyük miktarda enerji ve su harcandığını belirten Erdoğan, su bazlı soğutma sistemlerinin en önemli sorunlardan biri olduğunu ifade etti. Hava soğutmalı sistemlerin daha az enerji veya su tükettiğini, fakat su bazlı sistemlerin 1 kilovatsaat enerji harcamak için 1,8-2 litre su tükettiğini aktardı. Özellikle Hollanda ve Almanya gibi ülkelerdeki veri merkezlerinde bulunan yerel su kaynaklarının kullanımı, halk arasında tepkiye yol açmakta. Bu durum, su kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından ciddi sorunlar doğurabilir. Su altında yaşamın tehlikeye girmesi ve ekosistemin zarar görmesi, bu tür uygulamaların tekrar gözden geçirilmesini gerektiriyor.
Yapay Zeka Şirketlerine Düşen Sorumluluklar
Erdoğan, yapay zeka şirketlerinin tüketim miktarlarını kamuoyuyla paylaşmalarının ve çevre dostu önlemler almalarının çok önemli olduğunu belirtti. Bu teknolojinin kullanımında su tüketimine dair sürdürülebilirlik çerçevelerinin oluşturulması gerektiğini ifade etti. Kullanılan vericilerin soğutma döngüsünde, her tıklamanın enerji harcaması yaptığını ve bu sistemlerin daha bilinçli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Bilinçli kullanımın, çevresel etkilerin azaltılması açısından ne denli önemli olduğunu belirterek, bu yaklaşımın hem bireyler hem de şirketler için faydalı olabileceğini belirtti.
İnovatif Çözümler ve Gelecek
Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Sanin, bazı veri merkezlerinde kapalı devre soğutma sistemlerinin kullanıldığını ve bunun suyun yeniden kullanılmasını sağladığını ifade etti. Yapay zeka donanımlarının çevre dostu biçimde tasarlanmasının önemini vurgulayan Sanin, düşük soğutma gerektiren sistemlere yönelmenin gerekliliğini dile getirdi. Gelecekte yapay zeka ile insan ilişkilerinin artacağının altını çizen Sanin, bu kullanımların belirli standartlara oturtulması gerektiğini ifade etti. Aynı zamanda, yapay zekanın insanlara daha bilinçli şekilde yönlendirilmesinin enerji tüketimini azaltma noktasında önemli bir adım olabileceğini aktardı.
Etik ve Sorumluluk Boyutu
Sanin, yapay zeka kullanımının belli kriterler çerçevesinde gerçekleşmesinin şart olduğunu belirtirken, bu sürecin küresel bir sorun olarak ele alınması gerektiğini dile getirdi. Kullanılan teknolojinin, bir değer yargısı ve etik anlayış çerçevesinde geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, yaygın bir bilinç oluşturarak insanların yapay zekaya bağımlılığının azaltılabileceğini vurguladı. Bu konuda, bireyler ve şirketlerin, enerjinin ve kaynakların ne denli kritik olduğu hakkında bilinçli bir farkındalık geliştirmesi gerektiğini belirtti.