Türkiye Sigorta Birliği (TSB) yeni başkanı olarak Ahmet Yaşar, sigorta sektörünü Türkiye'de hak ettiği seviyeye ulaştırma amacıyla yola çıktığını belirtti. Yaşar, "Sigortayı yalnızca bir araç olarak değil, tüm kamu plan ve programlarında stratejik bir politikayı geliştiren bir unsur haline getireceğiz." ifadesiyle sektördeki hedeflerini ortaya koydu. Sürekli olarak sektör paydaşlarıyla sahada olacaklarını vurgulayan Yaşar, sektördeki önemli değişimleri beraberinde getireceğini dile getirdi.
Tüm Paydaşlarla Birlikte Hareket Edelim
Ahmet Yaşar, son iki dönem TSB Yönetim Kurulu'nda yer alarak Başkan Yardımcılığı görevini üstlenmiştir. Kendi alanındaki deneyimi ile sigortalılık bilincini artırmak için Türkiye genelinde saha ziyaretleri gerçekleştiren bir sigortacı olarak tanınan Yaşar, TSB Başkanlığı süresince de bu geleneği sürdürmeye kararlı. Yeni görevinde, sigorta sektörünün ülke ekonomisine olan katkılarını artırmak için tüm paydaşlarla işbirliği yapmaya odaklanacak. “Sigorta şirketleri, dağıtım kanalları, acenteler, brokerler ve sektördeki diğer tüm unsurlarla birlikte çalışarak, sigorta bilincini güçlendireceğiz,” diyen Yaşar, bu süreçte toplumun tüm kesimlerine ulaşmayı hedefliyor.
Yaşar’ın Sektörle İlgili Misyonu Nedir?
Ahmet Yaşar, sektördeki misyonunu tanımlarken, özellikle siyaset kurumlarıyla ilişkilere vurgu yaptı. Sigorta sektörünün sorunlarının çözümünde anahtar rol oynamasının yanı sıra, karar vericilerin sigortadan daha fazla yararlanması gerektiğine inanıyor. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu birçok sosyal sorun var; sosyal güvenlik sistemindeki zayıflıklar ve yaşlanan nüfusun oluşturduğu baskılar, sigortanın çözüm sürecindeki önemini artırıyor. Bu süreçte, sigorta ve Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) daha belirleyici bir rol üstlenmesi gerektiğinin altını çizen Yaşar, "Sigorta, ekonominin temel taşlarındandır," diyerek sektörün önemine dikkat çekiyor.
2030’da 50 Milyar Dolar Prim Hedefi
Yaşar’ın bir diğer önemli hedefi, sigorta sektörü için büyüme ve gelişimi sağlamaktır. Röportajda, Türkiye Sigorta Sektörü için belirlenen 2030 hedeflerine dair soruları yanıtlayan Yaşar, prim üretimi hedefini 50 milyar dolar olarak revize ettiklerini belirtti. Yalnızca bu hedef değil, aynı zamanda dünya pazarında ilk 10'da yer almak ve sigortalılık oranını %4,7'ye ulaştırmak gibi hedefler de bulunduğunu ekledi. Bu hedeflere ulaşmak için tüm sektör paydaşlarıyla birlikte çalışılması gerektiği vurgusu yaptı.
Dijital Dönüşüm Zorunluluk
Yaşar, dijitalleşmeyi sektörde bir zorunluluk olarak gördüğünü ifade ediyor. "Dijital dönüşüm bir seçenek değil, zorunluluk. Dijitalleşme, sigortacılığın hızını ve erişimini yeniden tanımlamaktır," diyen Yaşar, insan odaklı bir yaklaşımın önemine işaret ediyor. Ayrıca, üniversitelerle işbirliği yaparak sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırma çabalarını sürdüreceklerine değindi. Dijital olgunluk seviyesinin artırılması, dönüşüm sürecinin hızlandırılmasına yönelik stratejik bir adım olarak görülüyor.
Sağlık Sigortası ve Özel Hastaneler
Ahmet Yaşar, röportajda sağlık sigortası alanındaki gelişimler üzerinde de durdu. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) ve sektördeki büyümenin önemli bir parçası olarak sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılmasına dikkat çekti. TSS’nin, sigortalı sayısını artırma çabalarının yanında, özel hastanelerin kapasitelerinin de artırılması gerektiğini vurguladı. "Sigortalı sayısını artırmak tek başına yeterli değil, sürdürülebilir sağlık hizmetine erişim sağlanmalı," diyen Yaşar, nitelikli sağlık hizmetinin önemine vurgu yaptı.
Uğur Gülen ile Çalışmanın Önemi
Aynı zamanda Ahmet Yaşar, önceki başkan Uğur Gülen ile çalışma deneyimlerini de paylaştı. Gülen’in vizyoner bir lider olduğunu belirten Yaşar, onun döneminde sektör içinde farkındalığın arttığını aktardı. “Uğur Bey ile çalışmak keyifliydi,” diyen Yaşar, sektörün geleceği için sağlam bir altyapı oluşturulması gerektiğine dikkat çekti. Bu bağlamda, hedefinin şeffaf, sürdürülebilir ve dijital bir ekosistem inşa etmek olduğunu belirtti; böylece sigortanın Türkiye’de sorun çözme kapasitesinin bir parçası haline geleceğini vurguladı.
Türkiye sigorta sektörü 2023 yılının ilk çeyreğinde, geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla yüzde 30,4'lük bir artışla 396,4 milyar TL prim üretimi gerçekleştirdi. Bu verileri paylaşan Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, sektörün mevcut durumu ve gelecekte karşılaşabileceği zorluklar üzerinde durdu. Yaşar, hayat branşında belirgin bir reel büyüme gözlemlenirken, hayat dışında ise olumsuz bir gelişme yaşandığını belirtti. Özellikle sağlık ve genel zararlar branşlarında büyüme gerçekleşirken, kasko sigortalarındaki fiyat rekabetinin bu alandaki talebi daraltığını ifade etti.
Jeopolitik Risksiz Yönetmek
Yaşar, ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmaların sigorta sektörüne etkilerinin doğrudan değil, daha çok dolaylı olarak hissedileceğine dikkat çekti. Bu tür jeopolitik risklerin, sigorta sektöründeki maliyetler, enflasyon ve reasürans kapasitesi üzerinde etkili olacağını belirtti. Dolayısıyla, sektörün bu tür riskleri değil, etkilerini yönetme yönünde çaba göstermesi gerektiğini vurguladı. Artan ham petrol fiyatlarının enflasyonu yükselttiği ve bunun sonucunda sektörün maliyetlerinin artacağına işaret eden Yaşar, yıl sonunda sektörün büyüme ihtimalinin belirsiz olduğunu ifade etti. Savaşın kısa sürede sona ermesi durumunda sektörün ikinci yarıda toparlanabileceğini belirtirken, enflasyon artışının faiz oranlarının düşmesi üzerindeki etkisinin de gecikebileceğini sözlerine ekledi.