Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Temmuz dönemine ait işsizlik verilerini duyurdu. Açıklanan verilere göre, 15 yaş ve üzerindeki bireylerde işsiz sayısı Temmuz ayında 164 bin kişi azalarak toplamda 2 milyon 828 bin kişiye geriledi. Bu dönemde işsizlik oranı da 0,4 puan düşerek yüzde 8,0 seviyesine ulaştı.
Geniş Tanımlı İşsizlik Oranı
Temmuz 2025 itibarıyla geniş tanımlı işsizlik oranı, bir önceki aya göre 3,1 puan azalarak yüzde 29,6 olarak belirlendi. Geniş tanımlı işsizlik, sadece resmi işsizlik verilerini değil, aynı zamanda zamana bağlı eksik istihdam ve potansiyel işgücü gibi unsurları da kapsayarak daha geniş bir çerçeveden işgücü durumunu değerlendirmekte yardımcı oluyor. Bu bağlamda narin işgücü piyasası dikkate alındığında, istihdam edilemeyen veya eksik istihdam edilen bireylerin sayısında belirgin bir azalma gözlemlendi. Bu durum, ekonomideki hareketliliğin yanı sıra istihdam olanaklarının da iyileşmekte olduğuna işaret ediyor. Ayrıca, bu tür istatistiklerin izlenmesi, işgücü piyasasının daha sağlıklı bir şekilde şekillenmesine katkıda bulunuyor.
İstihdam Oranları ve Cinsiyet Farklılıkları
2025 yılı Temmuz ayında istihdam edilen bireylerin sayısı, bir önceki aya göre 18 bin kişi artarak 32 milyon 582 bin kişiye çıktı. İstihdam oranı ise yüzde 49,1 seviyesinde sabit kaldı. Bu oran erkekler için yüzde 66,1, kadınlar içinse yüzde 32,4 olarak belirlendi. Cinsiyetler arası bu çarpıcı farklılık, Türkiye’deki işgücü pazarında kadınların karşılaştığı engelleri ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gözler önüne seriyor. Kadınların işgücüne katılım oranının düşüklüğü, hem ekonominin potansiyelini sınırlarken hem de sosyal adalet başlığı altında önemli bir sorun teşkil ediyor. Bu durum, kadınlara yönelik politikaların geliştirilmesi ihtiyacını gündeme getiriyor ve işverenlerin bu konuda adım atmasının gerekliliğini ortaya koyuyor.
İşgücü ve Katılım Oranı
Temmuz 2025 itibarıyla işgücü, bir önceki aya kıyasla 146 bin kişi azalarak 35 milyon 410 bin kişiye düştü. İşgücüne katılma oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 53,3 seviyesine geriledi. Bu oran erkeklerde yüzde 70,6 ve kadınlarda ise yüzde 36,4 olarak tespit edildi. İşgücüne katılma oranındaki düşüş, özellikle kadınların iş gücüne katılımındaki sıkıntıları açıkça ortaya koyuyor. Kadınların işgücü piyasasından dışlanması, yalnızca ekonomik büyümeyi sınırlamakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal dinamikleri de etkiliyor. Ekonomik katkı sağlayan herkesin eşit fırsatlara sahip olması gerektiğini hatırlatarak, işgücü katılım oranlarının artırılması amacıyla devlet ve özel sektörde çeşitli politikaların uygulanması büyük önem taşımaktadır.
Genç Nüfus ve İşsizlik Oranı
15-24 yaş aralığındaki genç nüfusun işsizlik oranı, Temmuz 2025'te 0,9 puan azalmak suretiyle yüzde 15,0 seviyesine geriledi. Bu yaş grubundaki işsizlik oranları erkeklerde yüzde 11,3, kadınlarda ise yüzde 21,7 olarak belirlendi. Genç işsizlik oranlarındaki bu durum, Türkiye’nin uzun vadeli ekonomik stratejelerinde genç nüfusa özel bir yer verilmesi gerektiğine işaret ediyor. Gençler, ekonominin dinamizmini artırma potansiyeli olan önemli bir kesimdir. Bu durumun göz önüne alınması, eğitim, istihdam fırsatları ve girişimcilik gibi alanlarda daha fazla politikayı ve desteği gerektiriyor. Ayrıca, genç işsizlik oranlarının azaltılması, Türkiye’nin geleceğe dönük işgücü yapısını güçlendirecek ve sosyal huzuru artıracaktır.
Ulaşılması Zor Olan İşgücü Verileri
İşgücü istatistikleri baz alındığında, zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı, 2025 yılı Temmuz döneminde 3,1 puan azalarak yüzde 29,6 düzeyine geriledi. Bu veriler, atıl iş gücünün büyük bir kısmının, özellikle de aktivite seviyeleri düşük olan bireylerden oluştuğunu göstermektedir. İşsizler ve potansiyel işgücü arasındaki oran ise yüzde 19,9 olarak tahmin edilmektedir. Bu durum, işgücü piyasasında yaşanan dengesizliklerin ve toplum bazında işsizlik sorunlarının daha derinlemesine incelenmesi gerektiğini gösteriyor. Özellikle atıl işgücü oranlarının azaltılması, işgücü piyasasında dengeli bir büyüme ve daha istikrarlı bir ekonomik ortam sağlamak için kritik öneme sahiptir.