TBMM, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarını araştırmak amacıyla bir komisyon kurarak, sivil toplum kuruluşlarından görüşler aldı. Bu çerçevede, Türk Eğitim Derneği Düşünce Kurulu TEDMEM Direktörü Dr. Sabiha Sunar, çocuklar ve gençler üzerinde artan tehlikeler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Yapay Zeka ve Duygu Transferi
Dr. Sabiha Sunar, yaptığı sunumda, günümüzde gençlerin şiddeti yalnızca fiziksel boyutuyla değil, aynı zamanda dijital düzlemde de deneyimlediklerini vurguladı. Yapay zeka teknolojilerinin yaygın kullanımından bahseden Sunar, bu durumun 25 yaş altındaki çocuklar ve gençler için özellikle risk taşıdığını belirtti. Ancak, şiddetin dijital bir boyutunun ötesinde, bir duygu transferi yaşandığını ifade etti. Gençlerin şu anda duygu durumlarını, değer ve inanç sistemlerini yapay zeka ile şekillendirmek için yoğun bir etkileşim içinde olduğunu söyledi. Sunar, bu gelişmelerin ulusal güvenlik açısından ele alınması gereken ciddi bir mesele olduğunu dile getirdi. Böylece, teknolojinin geleceğimiz üzerindeki etkisini sorgulamakta olduğumuzda, bu tür durumların ne denli kritik olduğunu daha iyi anlamış oluyoruz.
Eğitim Sistemi Üzerine Eleştiriler
Sunar, Türkiye’nin mevcut sınav sisteminin öğrenciler üzerinde yarattığı psikolojik baskıyı da eleştirdi. Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve Liselere Geçiş Sınavı (LGS) gibi sistemlerde, gençlerin geleceğe dair umutlarının sönmesine neden olan bir yapı olduğunu belirtti. Bu bağlamda, liseden mezun olan öğrencilerin yapay zeka ehliyeti almasının şart koşulması gerektiğini öne sürdü. Sunar, sınav sisteminin üzerinde çalışılması gereken bir konu olduğunu ifade ederek, velilerin belki de farkında olmadan çocuklarına uyguladığı bir şiddet biçiminden bahsetti. Eğitim sisteminin güncellenmesi gerektiğini, çünkü bu sistemin sadece öğrencilerin değil, ailelerin de stres yükünü artırdığını vurguladı. Çocukların, umutsuzluğa düşerek farklı becerilere yönelmek zorunda kalması, ulusal bir sorun olarak ele alınmalı ve çözümler üretilmelidir.
Küresel Kıyaslamalar ve Güvenlik Sorunları
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Kalkınma Programı Direktörü Hüseyin Ekrem Cunedioğlu, Türkiye'yi okul saldırıları açısından küresel ölçekte incelerken, nüfus oranıyla okul saldırısı oranının ABD ile benzer seviyelere ulaştığını belirtti. Türkiye’nin genç nüfus oranıyla kıyaslandığında, benzer bir durumun yaşandığını ifade etti. Bu durum, Türkiye'nin eğitim alanında yaşadığı sorunların, dünya genelindeki diğer ülkelerle örtüştüğünü gösteriyor. Ayrıca, Dr. Nilgün Demirci Celeb, okulda kendini güvende hissetmediğini belirten 15 yaşındaki öğrencilerin oranının OECD ortalamasının iki katı olduğunu dile getirerek, bu sorunun ciddiyetine dikkat çekti. Her dört öğrenciden birinin okul çevresinde çeteleşme ya da silah taşıyan bireylerle karşılaştığını belirtmesi, durumun ne denli tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor.
Çocukların Ortak Özellikleri ve Tehlikeler
Komisyon toplantısında, Dr. Sunar’ın sohbet botları üzerinden yaşanan olaylarla ilgili uyarılarının ardından CHP’li Ali Öztunç, Maraş ve Urfa’daki çocuklar arasında bazı benzerlikler bulduğunu belirtti. Her iki bireyin de toplumsal normlara başkaldırışı, Hitler hayranlıkları ve Telegram gibi platformlarda aktif bir şekilde faaliyet göstermeleri, dikkat çeken noktalar arasında yer aldı. Sürekli oyun oynamaları ve kendilerini dinsiz olarak görmeleri, onların bu dijital ortamlardan ne denli etkilendiklerinin bir göstergesi. Bu tür durumlar, bireylerin ruh hallerini ve dünya görüşlerini şekillendiren, geniş çaplı bir etkileşim yaşadığını da ortaya koyuyor. Sonuç olarak, bu durumların incelenmesi, daha büyük toplumsal tehditlerin ortaya çıkmasını engellemek için hayati önem taşıyor.