EY, 2026 yılına dair CEO Görünümü raporunu yayımladı. Bu raporda, CEO’lar mevcut karmaşık küresel ortamda yol alabilmek ve kurumsal büyümeyi hızlandırmak için beş temel strateji belirlediklerini duyurdu. Bu stratejiler arasında yapay zekâ ve dijital teknolojilere yatırım yapmak, jeopolitik riskleri daha başarılı bir şekilde yönetmek, maliyetleri etkin bir biçimde kontrol altında tutmak, tedarik zincirlerini çeşitlendirmek ve stratejik ortaklıkları güçlendirmek yer alıyor.
CEO’ların Endişeleri ve Küresel Ekonomik Görünüm
2026 CEO Görünümü raporuna göre, CEO’ların en büyük kaygıları arasında jeopolitik gerginlikler, tedarik zinciri yeniden yapılanmaları ve yavaşlayan ekonomik faaliyetler bulunuyor. Bu faktörler, liderlerin talep beklentilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiği anlamına geliyor. Makro düzeyde mevcut olan belirsizliği artıran bir diğer unsur ise CEO’ların enerji, iş gücü ve uyumluluk gibi artan maliyetleri yönetme konusundaki güvenlerindeki düşüştür. Birçok CEO, bu yüksek maliyetleri müşterilere yansıtma konusunda daha az iyimser olduklarını ifade ediyor; bu durum, tüketici ve işletmelerin değer duyarlılıklarının artmasıyla birlikte fiyatlandırma yeteneklerinin zayıfladığını gösteriyor.
2026’da İşletme Maliyetleri Beklentileri
CEO’lar 2026’ya çelişkili bir bakış açısıyla giriş yapıyor; kendi hedeflerine güven duyarken, genel ekonomik güvenleri zayıf kalıyor. Jeopolitik gerilimler ve yavaşlayan küresel büyümeye karşın, CEO’ların büyük kısmı, yani yaklaşık %90’ı 2026 yılında gelir, karlılık ve verimlilikte artış bekliyor. Bu karşıtlık, dışsal baskılara rağmen organizasyonların iç kaynakları güçlendirme ve dış zorluklarla etkili bir biçimde başa çıkma yeteneklerine olan inancı yansıtıyor. 2026'da CEO’ların %61’i işletme maliyetlerinin artacağını öngörürken yalnızca %16’sı bir azalma bekliyor; bu da geçici bir enflasyondan ziyade kalıcı bir değişimi işaret ediyor. İş gücü, enerji, teknoloji ve mevzuata uyum gibi maliyet unsurları yüksek düzeylerde kalmaya devam ederken, bu baskıların sürmesi bekleniyor.
Dönüşüm ve Rekabetçilik Zorunluluğu
Jeopolitik, ekonomik ve teknolojik belirsizliklerin arttığı bir ortamda, rekabetçi ve dayanıklı kalabilmek için şirketlerin dönüşüm süreçlerine odaklanması hayati bir açıdan önem kazanmıştır. CEO’ların %52’si, ya önemli bir kurumsal dönüşüm sürecinde bulunduklarını ya da 2026 yılı itibarıyla böyle bir dönüşümü başlatmayı planladıklarını belirtiyor. Bu durum, şirketlerin iç yapılarında köklü değişim arzularını ve dış etkenlerle başa çıkma konusundaki stratejilerini yeniden değerlendirme ihtiyacını ortaya koymaktadır. Bu süreçte, kuruluşların sadece kısa vadeli hedeflere odaklanmakla kalmayıp, aynı zamanda uzun vadeli stratejilerini de gözden geçirmeleri gerektiği vurgulanıyor.
İşletme Verimliliğini Artırma Çabaları
Küresel ölçekte CEO’ların %43’ü, dijital dönüşüm de dahil olmak üzere iş süreçlerini optimize etmeyi ve verimliliği artırmayı en öncelikli hedefleri olarak belirtiyor. Bu durum, maliyet yapılarını yeniden şekillendirme ihtiyacını ve verimliliği artırma gerekliliğini gösteriyor. Ayrıca, CEO’ların %40’ı tüketici taleplerindeki hızlı değişimlere uyum sağlamak için müşteri etkileşimi ve sadakatini önceliklendirmeyi amaçlıyor. İnovasyon, CEO’ların %37’sinin ürün ve süreç iyileştirmelerine yönelirken, %36’sı makroekonomik dalgalanmalara rağmen hızla gelir artışı takip ettiklerini vurguluyor. Maliyet düşürme çabaları, çalışan bağlılığı ve elde tutma stratejileri ile birlikte sürdürülebilirlik ve iş modeli revizyonu gibi konular da önemli öncelikler arasında yer alıyor, bu da işletmelerin yeniden tasarımının operasyonel süreçlerden kültürel değişimlere, stratejik vizyondan büyümeye kadar geniş bir yelpazede sadece yüzeysel değil, derinlemesine bir yaklaşımı gerektirdiğini göstermektedir.