Ordu'daki Otopark Yangını Sonrası Sigorta Tavsiyeleri

Ordu'nun Altınordu ilçesinde bir otoparkta meydana gelen yangında lüks araçlar alevlere teslim oldu. Yangın sonrası sigorta uzmanı Ahmet Salih Şanlıtürk, dikkat çekici bir uyarıda bulundu.

Ordu'nun Altınordu ilçesindeki Güzelyalı Mahallesi'nde meydana gelen ve birçok lüks aracın yanarak küle dönmesine neden olan yangın, sigorta gerekliliğini bir kez daha gündeme getirdi. Ayna Risk Değerleme ve Sigorta Ekspertiz A.Ş. Genel Müdürü Ahmet Salih Şanlıtürk, bu olayın ardından yaptığı açıklamalarda, sigorta sektöründeki en büyük yanlışlardan birinin sadece DASK (Zorunlu Deprem Sigortası) yaptırmanın yeterli olduğu düşüncesi olduğunu vurguladı. Şanlıtürk, kapsamlı sigorta poliçelerinin gerekliliğini ve etkilerini detaylı bir şekilde ele aldı.

Yangının Getirdiği Çizgi Üzeri Tehditler

Güzelyalı Mahallesi'ndeki otoparkta yaşanan yangın, sadece maddi kayıplarla kalmayıp güvenliği de sorgulandı. Ahmet Salih Şanlıtürk, ortak alanlarda meydana gelebilecek yangınların ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti. Elektrik panoları, asansörler ve diğer tesisatların bulunduğu bu bölgelerde başlayan bir kıvılcım, saniyeler içinde büyük bir felakete neden olabiliyor. Bu tür olayların önlenebilmesi için güvence kapsamının artırılması gerektiğine vurgu yaptı.

Ortak Alan Sigortası: Tercih Değil Zorunluluk

Şanlıtürk, günümüzün ekonomik koşullarıyla birlikte onarım masraflarının yüksekliğine dikkat çekerek, apartmanların ortak alanlarının sigortalanmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Özellikle ufak bir elektrik kontağının bile milyonlarca lira zarara neden olabileceğini belirten uzman, bu nedenle apartman yönetimlerinin bu sigortaları yaptırmasının önemini vurguladı. Zarar oluşmadan önce gerekli tedbirlerin alınmasının hayati değer taşıdığını sözlerine ekledi.

Güvence Oluşturma ile Risk Yönetimi

Gelişmelerin ardından sigorta konusundaki farkındalığın artması gerektiğini belirten Şanlıtürk, apartman yönetimlerinin bireysel sigortaların ötesinde ortak alanları da kapsayan poliçeleri düşünmeleri gerektiğini ifade etti. Risklerin önlenmesi konusunda yalnızca zararın ardından çözüm aramak yerine, proaktif bir yaklaşım benimsemenin kritik olduğunu belirtti. Sigorta kapsamının genişletilmesi, hem maddi kayıpların önlenmesine hem de yangın gibi tehlikeli olayların etkilerinin azaltılmasına katkıda bulunabilir.

Toplumsal algılar arasında yaygın olan bir yanlış, Zorunlu Deprem Sigortası’nın (DASK) kapsamını yeterli bir güvence olarak görmektir. Deneyimli uzman, DASK’ın yalnızca deprem ve depremin doğrudan sonuçlarının neden olduğu zararı teminat altına aldığını vurgulamaktadır. Bu nedenle, birçok birey ve aile, DASK yaparak evlerini bütünüyle güvende hissetme yanılgısına düşmektedir. Ancak, günlük hayatta karşılaşılabilecek birçok tehlike bunun dışında kalmaktadır.

DASK'ın Sınırları

Uzmanın açıklamasına göre, Zorunlu Deprem Sigortası, yalnızca depremlerle bağlantılı hasarlar için geçerli bir güvencedir. Deprem sonrasında oluşabilecek maddi kayıplarda etkili olsa da, sigorta poliçesi, birçok yaygın riski kapsam dışı bırakmaktadır. Yangın, patlama, su baskınları ve iç tesisat hasarları gibi birçok durum, DASK'ın koruması altına girmemektedir. Özellikle yangın veya su sızıntıları sonucu oluşabilecek zararlar, komşu dairelerde büyük hasara yol açabilir. Hırsızlık olayları, elektronik cihazların zarar görmesi ya da komşuluk ilişkilerinden kaynaklanan mali sorunlar gibi olaylar da, DASK’ın genel teminatının dışındadır. Bu nedenle, bireyler yalnızca DASK yaptırarak tüm risklerden kurtulduklarını düşünmemelidir.

İsteğe Bağlı Sigortalarda Gerçeklik

Uzman, isteğe bağlı konut sigortasının aslında bir ihtiyaç olduğunu ve bu tür poliçelerin ev sahipleri için kritik bir finansal koruma sunduğunu belirtmektedir. Kapsamlı bir konut poliçesi, sadece fiziksel yapıları değil, evdeki tüm eşyaları ve bireylerin birikimlerini de güvende tutan bir mekanizma olarak karşımıza çıkıyor. Yangın gibi büyük zararlar meydana geldiğinde, sadece yapı değil, evin içindeki eşyalar, elektronik cihazlar ve günlük yaşam alanlarının da etkilenmesi muhtemeldir. Bunun yanı sıra, sigortanın sadece bir belge olmadığını, insanların hayatlarında önemli bir güvence sağladığını vurgulayan uzman, DASK’tan çok daha fazlasının gerektiğini ifade etmektedir. Bireylerin, yaşam alanlarının değerini korumak için uygun sigorta poliçeleri yaptırmaları önemlidir.

İLGİLİ HABERLER