• 1236
  • 0

Hayır! Raconu Ben Keserim!

Dış politikalar; devletlerin ezeli ve ebedi dostları veya düşmanları üzerine kurulmaz.

Dış politika; sadece devletin dış tehditlere karşı güvenliği değil ekonomik, sosyal, kültürel ve fikri hayatın da içinde olduğu bir bütündür. Uluslararası anlaşmalar, yarışmalar, turizm hareketleri, spor müsabakaları, yabancı yatırımcı vs. hepsi bu bütünü; dış politikayı temsil eder.

Küreselleşmenin etkisidir bu. Küreselleşmeyi reddeden ve kendi içine çekilmiş (hapsolmuş) Kuzey Kore gibi ülkeler; dış politikalarını hep ebedi düşmanlıklar üstüne kurarlar. O düşman, bu düşman, şu da düşman... Sonuç ortada; "bütün dünya bir, biz tek" diyorlar.

*

Küreselleşmeyi ucundan kıyısından yakalayıp, büyük sistemin bir parçası olan devletlerin yöneticileri; bu bağa rağmen sırf iç politika malzemesi yapmak ya da koltuğunu sağlamlaştırmak için sınırların dışında düşman kazanmaya, hatta icat etmeye başlamışlarsa...
Dış politikada olması gereken diplomatik dilin yerine racon kesiliyorsa; yapıcılığın yerini "Avrupa'yı üç günde fethederiz..." gibi akıllara zarar hamasi söylemler almışsa; o ülkenin yöneticilerinde büyük problem var demektir.

Devlet aklından, milli akıldan ve rasyonel akıldan kopmuş bu düşünce yapısı; o devleti tamiri imkansız sonuçlarla yüzleştirir. Türkiye'mizin içinde bulunduğu durum tam da budur.

-Kanlı Ortadoğu coğrafyasında senelerdir süren vekalet savaşları;
-Üçüncü dünya savaşının ayak sesleri;
-Kendisine verilen mikser görevi başarıyla yürüten Işid belası;
-Sınırlarımızda uluslararası güçlerce desteklenen Kürt/terörist gruplar;
-Engellenemeyen mülteci akını;
-15 Temmuz darbe girişimine karşı Batı dünyasının takındığı sorumsuz tavır ve son bir yıldır sayısız sebepten ötürü Almanya ile hatta Avrupa'ya karşı sokak ağzıyla girişilen kavga;
-Mavi Marmara sonrası bozulan ve son zamanlarda düzeldi sandığımız İsrail ile ilişkiler;
-Sınır ihlalinden ötürü düşürülen Rus uçağı sonrasında gerilen ve yakın temas olsa da çat-pat ilerleyen Türk-Rus ilişkileri;
-Ağır aksak süren Avrupa Birliği müzakereleri;
-Günaşırı restleşilen Merkel;
-Kangren boyutuna gelmiş NATO üyeliği;
-Hele Amerika'yla sarsılan stratejik ortaklığımız, Trump'un tavrı, Suriye ve Irak'taki ve Türkiye'yi yakından ilgilendiren terör gruplarına desteği;
-Kuzey Irak'ta bağımsızlığını ilan etmeyi düşünen Barzani;
-Yunan, Bulgar, Ermenistan, İran zaten malum.

Tüm bunlar bize Türkiye’nin dış politikada artık “devlet aklı”nı ön planda tutması gerektiğinin kanıtı değil de nedir?

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARA AİT TÜM YAZILAR

YORUM YAZ

Güvenlik Kodu
Lütfen Dikkat Lütfen Dikkat: Bu sitedeki içeriklere yapılan yorum ve düşünceler tamamıyla yorum sahiplerine aittir. Küfür, hakaret, ırkçılık, siyasi, spam, ticari reklam vb. içerikli yorumlar yayınlanmaz, bu yorumları yapan kişiler sistem tarafından yasaklanır.
Bursa Web Tasarım