• 1661
  • 0

Kefeşle tayyüş ille de kıtmir rep rep***

Bi defasında --İstanbulu bilenler bilir-- Şirinevlerden sahil yoluna çıkmak istedim... Baktım ki ben Yeşilköye gelmişim:))))

 
Farkında bile değildim.. Yeşilköy havaalanı kavşağına gelince anladıydım nerede olduğumu...Yakaza hali yani:)))
 
 
Halbuki Şirinevlerden saparak Ataköy içinden geçerek Bakırköy sahil yoluna çıkarak Sirkeci yönüne dönüp arabalı vapura gitmek niyetindeydim..
 
 
Bu vaka seneler önce olduğunda, Yeşilköy yönüne çıkmamın sebebini dalgınlığıma vermiş söylenmiştim kendi kendime... Fakat buna benzer bazı vakalar bir kaç defa olduydu...
 
 
Sonradan anlamıştım daha iyi sebebini... Önümdeki arabanın benimle aynı istikamete gittiği önkabulüyle onu takip ettiğimi anlamıştım YANİ:)))
 
 
Geçenlerde Çatalcadan 3.köprü yoluna girdiğimde de bunu bi, defa yaşadıydım.. Karım ısrarla şurada birisine soralım dedikçe önümdeki arabaları gösteriyor "bunların hepsi 3.köprüye gidiyor" diyerek yine aynı şeyi yaptım..Ama Bolluca da bi yere sormak durumunda kalınca yanlış yola doğru gittiğimi anlamış ve takriben 2 km geri dönerek, doğru yola girdiydim..
 
 
Dün de sabahın köründe camları tam silmeden buğulu bi vaziyette yol alırken önümdeki arabanın ardından bi sokağa döndüğümü zannederken kalkan bariyeri gördüm ve aydım:)))
 
 
Önümdeki araba herhalde kendi sitesine giriyordu ve ben de yine aynı hataya düştüm; ardından SAPIVERDİM HEMENCECİK, nasılsa aşşağıki caddeye inen sokağa girmiştir diyerek..:))))
 
 
Allahtan hemen fark ettim ve 3-5 metre girdikten sonra, geri geri çıktım ve 30-40 metre sonraki hakiki geçiş sokağından yoluma revan oldum..
 
 
---Aymasaydım; kapanan bariyerin hapsettiği otoparkta, ilk çıkacak arabayı bekleyene kadar- herhalde- kendimi iyi bi kalaylardım.. Nişadırsız bişekilde...:)))---
 
 
Bazen önkabul, bazen fazla emin olmak, bazen de zan ile yanlış tahminlerde bulunarak, çok çok iyi bildiğimi zannetmenin verdiği pervasızlıkla böyle mandepsilere basıyorum..
 
 
Hayatım 3-5 defa böyle vaka oldu ama hiç unutmadım hiç birisini... "İnşaallah dersimi tam almışımdır bundan sonra böyle hatalar yapmam" derim her seferinde... Ama yine de başka saiklerle yine yanlış istikametlere gittiğim olur.
 
 
.---Bu arada istanbulu bazı taksici esnaflardan daha iyi bildiğim de doğrudur, hatta bazı navigasyon cihazlarından:))) Zaten hatayı biraz da o yaptırıyor.. Çok iyi bildiğini zannetmek de başka bi handikap:)))---
 
 
Kendime güvenmekten ve etrafımdan verilen "gaz"ın uzun süreli tesirinde kalmış olmanın esrikliğiyle yeniyol keşfetmenin heyecanını yaşamak için dalarım ara sokaklara... Doğru yere vardığımda da çocuklar gibi sevinirim yani.. 
 
 
---Genelde tuttururum ama bazen de ya bi mahalle-semt pazarı çıkar bazen çıkmaz bi sokakda kalakalmış olabiliyorum yani....:)))---
 
 
Son zamanlarda daha bi dikkatliyim ama yine fire veriyorum:)))
 
 
Bütün tecrübe ve yaptığım hatalardan yanlışlıklardan ders çıkarma azmime rağmen..
 
 
Hayatta  öyle değil mi?.. Gittikçe tecrübe kazandığımız, yaşadığımız hayatta bütün dikkat ve azmimize rağmen, bütün temkin ve tedbir gayretine rağmen yanlış istikametler gittiğimiz oluyor...
 
 
En büyük yolculuğumuz olan YAŞADIĞIMIZ hayatın bazı labirentlerinde değil dümdüz yolunda bile bi yerlere doğru sapıveriyoruz hemencecik..
 
 
Allah doğru yoldan ayırmasın...

 

Veleddalin.... Amin 

 
**********
 
Bi kadim komşumuz anlattıydı geçenlerde aşağıdaki vakayı; bayağı bi etkisinde kaldım açıkcası..
 
 
Akrabaları bi genç kadın incir ağacından düşmüş ve hemen alelacele sırtlarına alıp arabaya yerleştirip, hastaneye götürmüşler.. Kadıncağız yıllardır belden aşağısı felç evinde hayatını sürdürüyormuş şimdi..
 
 
..Galiba düştüğünde yattığı yerden alıp götürürken en sevdiklerini geri dönülmez bi sakatlığa da götürdüklerini bilememiş  yakınları... Kaldırmayıp bi AMBULANS çağırsalar belki de kadın bugün ayakta olacakmış... Yani iyi bişey yaptıklarını zannederken çok fena bi neticeye sebep olmuşlar...Allahüalem...
 
 
Bazen çok iyi bişey yaptığımızı zannederken kötü bi sonuca katlandığımız muhakkak oluyor... O sebeple sadece kendi tecrübelerimizden istifade ederken bile; bas bas ilan edilen bazı GENEL kaideleri göz önüne almak mecburiyetindeyiz...
 
 
Birisi düştüğünde ya da yaralandığında, işin ehlini çağırırken kaybettiğimiz zamana üzülmemeliyiz... Bırakalım acı içinde biraz beklesin...
 
 
Bazen acı çekmek, fena bi sonuca katlanmaktan bin kat daha evladır...
 
 
*************
 
Eskiden sizlere **kendimce** ne güzel fıkralar, hikayeler de anlatırdım... Ama son zamanlarda anlatacak hikayeler  aklıma gelse de, yazmak içimden gelmiyor... Memleketimiz çok muhataralı bi dönemden daha geçiyor...
 
 
---Geçmediği bi zaman dilimi de yok sanki... Hep zorluk aşmaca gayretindeyiz.. Belki de aştığımız zorlukların sevincini yaşamayı unutup yeni zor dönemi geçmenin derdine düşüyoruz... Bi şükürsüzlük de var ama..---
 
 
Sevgi ve dua ile hemhal olasınız...
 
 
.....hamiş-i evvel; bu "hamiş"i yazarken birden kısa ya da uzun bi izahat  yerine ufak bi hikaye anlatmak geldi içimden...Çok CİDDİ bi hayatı çok CİDDİYE  alırken bazı durumlardaki haddinden fazla CİDDİYET de bi başka ifrat sanki...
 
 
Klasik ajan seçmeleri vardır; ve kahramanlarımız hazırdır.
1alman, 1ingiliz ve Temel
Bunları yazılı sınava sokarlar, hepsi yazılı sınavı atlattıktan sonra mulakata geçilir. 
 
 
"gidin eşlerinizi de alıp buraya gelin." derler...
Hepsi gidip eşlerinide alıp tekrar mülakat yerine gelirler. Önce 1 alman ve eşini bir odaya kapatırlar, eline de bir silah verip, 
 
 
"karını vur seni ajan yapıcaz" derler ve odadan çıkarlar. Bir süre sonra 1 alman dışarı çıkar,
 
 
"olmaz karımı vuramam bi niktirin gidin" der ve karısını da alıp olay mahallinden uzaklaşır...
 
1 ingilize de aynı muameleyi yaparlar. 1 ingilizde bir müddet kendisi ile çelişir ve karısını vuramayacagını soyledikten sonra karısı ile birlikte gider.
 
 
Son olarak  Temeli odaya kapatırlar, karşısına Fadimeyi dikerler silahı eline verirler, 
 
 
"karını vur seni ajan yapacağız" derler. Odadan cıkarlar; aradan bir kaç saniye geçmeden oda da 2-3 el silah sesi gelir ve ardından bir şangırtı..

 
Hemen odaya girerler bakarlar Temel yalnız oda da..
 
 
 "ne yaptın karın nerde.?" diye sorarlar. Aldıkları cevap tüyleri ürpertir. 
 
 
"verdiğinuz silah kurusiki çikti, bende gariyi camdan attum".!
 
 
Allah hepimizi aşırılıklardan korusun...Amin..
 
 
...hamiş-i sani; https://youtu.be/3DgfKdnUBkA ***yazının başlığı da buradadır...
 

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARA AİT TÜM YAZILAR

YORUM YAZ

Güvenlik Kodu
Lütfen Dikkat Lütfen Dikkat: Bu sitedeki içeriklere yapılan yorum ve düşünceler tamamıyla yorum sahiplerine aittir. Küfür, hakaret, ırkçılık, siyasi, spam, ticari reklam vb. içerikli yorumlar yayınlanmaz, bu yorumları yapan kişiler sistem tarafından yasaklanır.
Bursa Web Tasarım