İnsanlar neden evlenmekten korkuyor? İşte sebepler…

Son Güncelleme: 18 Ekim 2017 Çarşamba 10:51

Hayat hızla akıp giden bir süreç. Geriye dönüp bir baktığınızda senelerin geçtiğini, çocukluk anılarınızla baş başa kaldığınız görür ve o günleri yad etmeye başlarsınız.

İşte bu akış içinde bazı önemli durak noktaları vardır. İlk, okula gitme, üniversite, meslek edinme, işe başlama… İnsan hayatının en önemli kararlarından biri de evliliktir. Eskilere dönüp baktığımızda evlilik kurumunun daha erken yaşlarda başlatıldığını görmekteyiz. Çevremizde, bu şekilde olup da şu an 20, 25 ya da 35 senelik çınar misali evlilikler görmek mümkündür. Ama iyi, ama kötü eski insanlar ‘ayrılmak’ kavramına olumsuz bir anlam yüklediklerinden sabredebildikleri kadar sabretmişlerdir.

Günümüze baktığımızda hızla ilerleyen bir teknoloji, sürekli kendini yenileyen bir iş hayatı ve yaşam ile karşı karşıyayız. İş hayatında artık kadınların da kayda değer bir katılımı söz konusu. Her şey daha pratik, daha hızlı, daha verimli… Bu noktada evlilikler de çok hızlı ama boşanma noktasında!!!

Son dönemlerin en büyük sorunu çabuk biten evlilikler... Mahkemelerdeki boşanma davaları son senelerin en yüksek seviyesinde. Bir ayda, 1 senede biten evlilikler, evlenmeyi düşünen insanları da tereddüt ettiriyor. Aldatmaların çoğalması, insanların birbirlerine olan güvenlerini kırmış durumda. Peki insanlar neden evlenmekten korkuyor? Bu sorunun cevabını maddeler halinde işleyebiliriz:

En mükemmel insanı arama!

Hep anlatılan bir hikaye vardır. Gül bahçesine giren bir kız ilk adımda gördüğü gülden çok etkilenir. Ama o anda aklına “ya daha iyisi varsa?” sorusu takılır ve aldığı gülü bırakır. Bahçede biraz daha ilerler. Daha güzel güller görür. Ama her seferinde daha iyisi olabileceğini düşündüğünden sürekli ilerler. Son olarak bahçenin sonuna gelen kız orada son kalan gülün solmuş olduğunu görür.

İnsanlarda evlenecekleri insana bu bakış açısı ile baktıklarından yani “en mükemmeli” aradıklarından; daha… daha… daha… dediklerinden evlenemiyorlar. Daha zengin olsun, daha yakışıklı olsun diyerek önlerine gelen kısmetleri tepen ve evde kalan birçok insan vardır.

O yüzden evlenme adaylarının kriterlerini biraz daha azaltıp, esnetmeleri huy olarak kendilerine en uygun kişiyi aramaları gerekir.

Ön yargılar…

Çevresindeki kötü giden evlilikleri gören bireyler kendilerinin de öyle olabilecekleri ön yargısı ile evliliğe karşı olumsuz bir bakış sergiliyorlar. Unutulmamalıdır ki, her insanın hayatı, yaşam tarzı, beklentileri, huyu farklıdır. Sizin eş adayınızla olan geleceğinizi sadece sizin seçimleriniz belirleyecektir. Bu noktada “ davul bile dengi dengine çalar.” atasözünü kulağınıza küpe yapmanızda fayda var. 

Erteleme…

Eski dönemlerde evlilik yaşı çok daha erkenken, günümüzde bu yaş gittikçe artıyor. Üniversiteyi okumak ve işimi eline almak isteyen bir kişi hiçbir engele takılmamış olsa bile 25 yaşlarına varıyor. Bir de kariyer yapayım denilirse yapılacak ilk iş evliliği ertelemek oluyor. 25’li yaşlarda çokta her şeye takılmayan insanlar 30’lu yaşlara geldiklerinde çok daha seçici oluyorlar. Eskiden önemsemedikleri şeyleri takıntı haline getirmeye başlıyorlar. Bu da sonucunda evlenememe sorununu ortaya çıkarıyor.

Görüldüğü gibi insanların evlenmemeleri ve evlenmekten korkmaları için değişik etkenler var. Yapılacak en güzel şey, insanın ön yargılarından kurtulup hayırlısını dilemesi ve bu konu ile alakalı da biraz olsun büyüklerine güvenmesi olacaktır. 

idealhaber.com mutfak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: idealhahaber.com

YORUM YAZ

Güvenlik Kodu
Lütfen Dikkat Lütfen Dikkat: Bu sitedeki içeriklere yapılan yorum ve düşünceler tamamıyla yorum sahiplerine aittir. Küfür, hakaret, ırkçılık, siyasi, spam, ticari reklam vb. içerikli yorumlar yayınlanmaz, bu yorumları yapan kişiler sistem tarafından yasaklanır.
Bursa Web Tasarım