Bahçeli grubunda gündemi değerlendirdi

Son Güncelleme: 31 Ekim 2017 Salı 11:39

MHP lideri Devlet Bahçeli, Meral Akşener'in kurduğu İYİ Parti'ye isim vermeden yüklendi ve partinin "Sonu siyasi mezarlıktır..." iddiasında bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık olağan grup toplantısında milletvekillerine seslendi ve isim vermeden Akşener'in kurduğu İYİ Parti'ye yönelik değerlendirmede bulundu.

Bahçeli konuşmasında şunları söyledi:

1 Kasım akşamından itibaren dedikoduya başladılar. Aslında hedef Türkiye ve Tür milletiydi. MHP'yi içten içe çürütmek için aldıkları talimatlara harfiyen uydular. Türkiye karşıtlarından el aldılar ama bunu inkar ettiler. İmza toplayıp tarladan çıktılar. 7 Haziran'dan beri bugüne gelen Türkiye ve MHP hazımsızlığı kendisine tutunacağı çürük bir ip bulmuştu… Sonu siyasi mezarlıktır. MHP diye bir parti yok diyecek kadar cüretkarlık gösterenlere, parti değiştirirken dillerini ayarını da kaçırmaları yetmeyecektir. Türk milleti olup biten her şeyi bilmektedir. 6 olur 7 olur fakat hep Allah'ın dediği olur.

Geçmişte yaşanan her şey geride kalsa da unutulmamıştır. Dün dündür anlayışı milliyetçi ülkücü hareket için geçerli değildir. Ancak bu durum geçmişten kopmak, geçmişe yüz çevirmek şeklinde yorumlanmamalıdır. Hedefle ileriye doğrudur ve böyle de olmak zorundadır. Geçmişin sağlıklı değerlendirmesi de yapılmalıdır. Geçmişe takılıp kalmak ne kadar yanlışsa, geçmişten ders çıkarmamak da o derece hatalıdır.

Türkiye varlık ve birlik mücadelesi sürdürmektedir. Ülkemizin karşısına her fırsatta engel çıkarılmıştır. Fitne ve fenalık yarışına girenler her devirde boy göstermişlerdir… 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri süreçlerinde yaşananlar ortadadır. Özellikle MHP üzerinde korkunç ve asla unutulmayacak oyunlar tezgahlanmıştır. Senaristler bellidir, senaryo ise ihanetin kara kalemiyle yazılmıştır.


7 Haziran'dan hemen sonra şer bir plan devreye alınmıştı. Milli iradenin ne dediğini duyan yoktu… Blok siyasetine umut bağlayanlar, iktidar uğruna ilkelerimizden ayrılmamızı bekliyorlardı. Bizim samimi tututumumuz sürekli yok sayıldı.Pensilvanya'dan sufle alan, Türk düşmanlarıyla yatıp kalkan çıkar grupları, ülkemizi ölümü gösterip sıtmaya razı etmek için sıra almışlardı.
Türkiye sinsi bir siyasi tasarımın pençesine düşmüştü. Demokrasi, özgürlük ve istikrar masallarıyla gözler boyanmaya çalışılmıştı. Her zaman olduğu gibi doğru söyledik, inandıklarımızı konuştuk; tutarlı davrandık. Türkiyemizin hükümetsiz kalmaması için elimizden geleni yaptık ama muhataplarımız başka havadaydı. 7 Haziran sonrası bir koalisyon hümeti kurulamamıştır.

Başbakanlık önerdiler, ‘Milletin vermediğini siz nasıl veriyorsunuz' dedik. Hükümetten kaçmışız, bilmiyolar ki kaçmak bizim kitabımızda yoktur. En çok oy alan partiler hükümet kursun dedik, ‘aklını kendine sakla' dediler.

Her rüzgara yelken açsaydık, her çağrıya gözü kapalı uysaydık bugüne kadar nasıl ayakta kalacaktık. Eleştirenler çok olsun, karalar mı bağlayalım? Haktan hakikatten ödün mü verelim? Ardında 100 itin havlamadığı bozkurta bozkurt demek mümkün müdür? Mümkün değilse o zaman işimize bakacağız, yolumuza devam edeceğiz. 

(Rusya'dan alınacak S-400'lerle ilgili) Kimden ne alacağımız NATO'ya mı soracaktık? Ülkemiz NATO'ya 1952'de üye olmuştur ancak NATO huzur ve bekamız için hangi fedakarlık ve faaliyetlerde bulunmuştur. Nerede kirli ve örtülü bir ilişki ağı varsa altında NATO'nun parmağı olduğu iddia edilmiştir. NATO, Türkiye'yi nasıl tehdit edebilmektedir? Nedir sizin zorunuz? Ne yapmaya çalışıyorsunuz? Siz kendinizi ne zannediyorsunuz? Türkiye bağımsız bir ülkedir, zoruna giden varsa kendi meselesidir. İstediği silahı alabilecektir. Pusulası şaşan varsa ya komedi filmi izleyip gülsün, ya da kendi haline yanıp iki gözü iki çeşme ağlamaya koyulsun.

Biz NATO'ya değil Kato'ya bakıyoruz. Canımız kimden isterse silahı oradan alırız. Herkes yerini yurdunu bilsin. Onlar varsın şatoda oturup NATO'nun düdüğünü çalsınlar. Biz Ankara'dan 29 Ekim şuuruyla dünyaya bakacağız. Tam bağımsız bir şekilde sonuna kadar yaşayacağız. Bunu çekemeyenler varsa ki, bu güçlü ihtimaldir, gerekirse kıran kırana istikbalimizi son nefesine kadar savunacağız. NATO'yu falan bilmeyiz, önümüze takoz koymak isteyenleri de yıkar geçeriz. Herkesin bilgisi ve haberi olsun ki bu asalet, bu kahramanlık şuuru ölmedi, milli vicdanlarda yaşıyor ve yaşatılıyor.

Irak'ın kuzeyinde gerçekleştirilen 25 Eylül korsan referandumu, (IKBY lideri Mesud) Barzani'ye pahalıya patlamış, sonuçları doğal ve beklendiği gibi ağır olmuştur. Barzani, ısrarının bedelini taksit taksit ödemeye başlamıştır. Atalarımız boşuna söylememiş, 'Aptal ata binerse bey oldum sanır, şalgam aşa girerse yağ oldum sanır.' Barzani'nin durumu da aynısıyla budur.

Avrupa tedirgin ve korku içinde. Bask bölgesi ile ilgili endişeler de yoğunlaşmaktadır. İtalya'nın kuzey bölgelerinin kopuşu gündemdedir. Fransa'nın Korsika sorunu da ufukta belirmiştir. Almanya'nın Bavyera eyaleti ise kıpır kıpırdır. Yeni dünya düzeni teorisi tersine dönmüş, yeni dünya düzensizliği şekline bürünmüştür.

Kaynak: idealhahaber.com

YORUM YAZ

Güvenlik Kodu
Lütfen Dikkat Lütfen Dikkat: Bu sitedeki içeriklere yapılan yorum ve düşünceler tamamıyla yorum sahiplerine aittir. Küfür, hakaret, ırkçılık, siyasi, spam, ticari reklam vb. içerikli yorumlar yayınlanmaz, bu yorumları yapan kişiler sistem tarafından yasaklanır.
Bursa Web Tasarım