Fatih Altaylı Ahmet Hakan'a sözünü esirgemedi!

  • 8601
  • 0
YORUM EKLE
Son Güncelleme: 27 Ekim 2017 Cuma 15:17

Abdülmecid Efendi Köşkü'ndeki sergide bulunan bir eserden dolayı Ahmet Hakan ve Fatih Altaylı birbirine girdi.

Tartışmayı önceki köşesinde yazdıkları ile Fatih Altaylı başlattı. Altaylı yazısının bir bölümünde Ahmet Hakan'a itafen,

...Ve Nişantaşı’na taşınınca “rafine”, üç beş aydınla tanışınca “entel”, patronla tavla oynayınca “zengin” olduğunu zanneden biri, Abdülmecid Köşkü’nde sergilenen eserler için “Üryanlığın yalın ve müstekreh vurgusu”, “Sevimsiz, irite edici, rahatsız edici, kusturucu, anlamsız, bağlamsız, amaçsız”, “Bir gazete köşesinde yayınlanmayacak kadar berbat” diye yazma “HADSİZLİĞİNİ” gösterdi... dedi.

Ahmet Hakan ise Altaylı'ya “Penislerin karşısında el pençe divan mı duracağız?” diye sordu. Fatih Altaylı bu soruya şu yanıtı verdi:

Vallahi hangi cinsel organın karşısında el pençe divan duracağına biz karışamayız ama koskoca bir heykele bakıp orada sadece penisi görmeye çabalıyorsan, sana tavsiyem sergilere değil, psikiyatrlara gitmen olacaktır" 

Fatih Altaylı, sözlerine şöyle devam etti:


Bir sergide sergilenen sanat eserlerine “küfretme” özgürlüğünü korumak istiyor. Kendisinin herkese ve her şeye “tıraş yapma hakkı var”, ama başkası “Bu tıraş iyi olmamış” deyince “Uzayın”. Benim boyum 1.90 yavrucuğum, uzamak sana yakışır ama bu yaştan sonra uzayamazsın, bu yaştan sonra sınıf atlayamayacağın gibi.

“Ben istediğimi söylerim, size ne?” diyor. Sen sanata, sanatçıya hakaret edip hedef göstermemiş gibi yaparak hedef gösterirsen, senden bir tık aşağıda bir kültüre sahip olanlar da gider o sergiyi basar evladım, bu mu istediğin. Şaptan şeker olmaz, şeker kutusuna koysan da olmaz, şeker kutusuna koyulan şap kendini şeker zannetse, hatta birilerine şeker olduğunu yuttursa da olmaz. Senden de olmaz ve zaten sen de bunun farkındasın. O yüzden de diyebileceğin tek şey, “Penislerin karşısında el pençe divan mı duracağız?” olur.
 

Vallahi hangi cinsel organın karşısında el pençe divan duracağına biz karışamayız ama koskoca bir heykele bakıp orada sadece penisi görmeye çabalıyorsan, sana tavsiyem sergilere değil, psikiyatrlara gitmen olacaktır. Biz sana “Beğenmelisin” demedik. “Hakaret edemezsin” dedik. Nasıl ki birtakım gazeteci müsveddelerinin sana, fikirlerine hakaret etmesinden hoşlanmıyorsan, sen de bir sanatçıyı, bir sergiyi, bir eseri hakaretlerle aşağılayamazsın, hedef gösteremezsin. Dediğimiz bu. Zorla sergilere git, karşısında el pençe divan dur diyen yok.
 

Ama hem sınıf atlama hevesinle her yere koşacaksın, kendini göstermeye çalışacaksın hem de dönüp hakaret edeceksin. Sonra da bunu eleştirince “İkile, uza” diyeceksin. Aslına bakarsan, sana da boşuna kızıyoruz. Aslında kızdığımız tavrın değil. Bu tavırdan çok var. Kimi içine tükürür sanatın, kimi basar, kırar döker. Aynı kültürün ürünüsünüz hepiniz. Benim kızdığım, olmadığın bir şey gibi görünme çaban ve bunu iki kadeh şarap kadar ucuza ve kolaya mal etmeye çalışman. Bu nedenle bizim bir yere uzayacağımız falan yok. Ama sen istediğin zaman hâlâ aklının ve kafa dengi arkadaşlarının kaldığı mahallene geri uzayabilirsin. Hem İsa’ya hem Musa’ya aynı anda yaranamayacağını öğrenmiş olarak.

Kaynak: idealhahaber.com

YORUM YAZ

Güvenlik Kodu
Lütfen Dikkat Lütfen Dikkat: Bu sitedeki içeriklere yapılan yorum ve düşünceler tamamıyla yorum sahiplerine aittir. Küfür, hakaret, ırkçılık, siyasi, spam, ticari reklam vb. içerikli yorumlar yayınlanmaz, bu yorumları yapan kişiler sistem tarafından yasaklanır.
Bursa Web Tasarım